• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/Eglenceli_Tarih









Sayfa Yönelendirme
Anket
eglencelitarih.com'u arkadaşlarınıza da önerir misiniz?
Tarihi Nasıl Çarpıttılar?
Geçtiğimiz günlerde, Nurcular arasında, çoğu kişinin farkına varmadığı, aslında umursamadığı bir tartışma yaşanıyordu. Konu Risale-i Nur'un sadeleştirilmesiydi. Bir iddiaya göre sadece bir sadeleştirme söz konu değil, sansür de söz konusuydu ve bu sansürün odağında, Necip Fazıl Kısakürek ve Lozan Anlaşması vardı.

İddiaya göre, bir yayınevi Risale-i Nurlar'da da yer alan Necip Fazıl'ın Lozan'ın İç Yüzü isimli makalesini sansürlüyordu. Bu konuyla ilgili bir yazı kaleme alan, Cevher İLHAN bu yayınevini eleştirirken şöyle bir cümle kullanıyordu: "Lozan’ın içyüzü” başlığı altındaki makaleden (31-33 sayfaları arasında),  mevzuun can damarını teşkil eden  kısımlar çıkarılmış....." 

Peki bu makale neden sansürleniyordu? Makaleyi okuduğumuzda, Lozan'da İslamiyet'in satıldığı gibi bir anlam çıkıyor. 

Bu konuyla ilgili, M. Arif DEMİRER'in önemli tespitleri var. Kendisi, yazısında, Necip Fazıl'ın ilgili makalesinde, tarihi nasıl çarpıttığını çok güzel bir şekilde kanıtlıyor, işte o cümleler:

"GERÇEK – CURZON: (Karacan, Lozan Konferansı ve İsmet Paşa, sayfa 133 - 134)
“İsmet Paşa Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne hürmet beslediğini söyledi. Madem ki, hürmet ediyorlar, niçin Milletler Cemiyeti’ne girmiyorlar? Artık Milletler Cemiyeti hakkında da Türklerin hareketlerini açıkça tayin etmeleri zamanı gelmiştir. Türkler Milletler Cemiyeti  azasından olmak, Milletler Cemiyeti’nin teminatından faydalanmak istemiyorlar mı? Anlaşıldığına göre, Türkler, hürriyet ve istiklallerinden korkuyorlar. Türklerin hürriyet ve istiklallerine herkes hürmetkardır. Türkiye’den istirhamım, tekrar inkişaf edebilmesi için, serbest Türkiye’nin bizimle birlikte hulus birliğiyle çalışmasıdır. Böyle bir Türkiye dünyanın hürmetine layık olur.” (Görüldüğü gibi bu tartışmada din konusu YOK !)
 
NECİP FAZIL’IN GERÇEĞİ ÇARPITAN YORUMU: ( Lozan’ın İç Yüzü’nden)

“…Lord Gürzon nihayet en manidar sözünü söylüyor: (Söylenenin yarısını alıyor)
“Türklerin hayat ve istiklaline herkes hürmetkardır. Türkiye’den istirhamım, tekrar inkişaf edebilmesi için, serbest Türkiye’nin bizimle birlikte hulus birliğiyle çalışmasıdır. Böyle bir Türkiye dünyanın hürmetine layık olur.”
 
“Bu sözün manası şudur: (Yorumlarken gerçeği çarpıtıp konuyu dine getiriyor)

“Türkiye İslami alakasını ve İslami temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa bizimle hulus birliği etmiş olur ve Hıristiyan dünyasının hürmet minnetini kazanır. Biz de kendisine dilediği istiklali veririz.” (Büyük Doğu, Sayı 29, 6 Ekim 1950, sayfa 9 - 11)"(1)

Şimdi karşımıza bir soru çıkıyor, Atatürk'e ve İnönü'ye iftira atılması birini rahatsız mı etmişti? Çünkü ortada bir iftira olduğu ap açık ortada. Ne yazık ki burada bir rahatsızlık söz konusu değil,iİş çok daha vahim.

Küçük bir araştırma yaptığımda, özellikle sosyal medyada bu makale yayımlanırken, "Lozan'nın İç Yüzü" isimli yazının Büyük Doğu dergisinden alınmış olduğu belirtilmesi gerekiyorken, öyle yapılmadığını gördüm. Makalenin Risale-i Nur'dan alındığı belirtiliyordu. Böyle yapılıyordu çünkü, makale Risale-i Nur'a girerken değiştirilmişti. Makalenin orjinalinde, Necip Fazıl Lord Curzon'un sözlerini başını ve sonunu kırptıktan sonra yayınlıyor ve daha sonra Lord Curzon'un sözlerini yorumluyor ve tekrar olacak ama önemli, şöyle bir sonuca ulaşıyor:

"Türkiye, İslâmî alâkasını ve İslâmı temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa...."

Risale-i Nur'da ise bu sözler Necip Fazıl'ın ağzından çıkmış olmasına rağmen, Lord Curzon'un ağzından çıkmış gibi gösterilmiştir. M. Arif DEMİRER, bu konuyla ilgili şöyle bir tespitte bulunuyor: "Said Nursi’den bilgi kirliliği: Curzon’un din ile ilgili olmayan sözünün, Necip Fazıl’ın çarpıtılmış yorumunu, bu yorumu Curzon söylemiş gibi göstermiştir."


Şimdi bir soru daha kalıyor, bu makale, insanları yanlış bilgilendirdiği için mi sansürlendi, yoksa ortada bir skandal söz konusu olduğu için mi? Karar sizin.

eglencelitarih.com

Kaynaklar:

1)http://www.anayurtgazetesi.com/default.asp?page=yazar&id=16710
2)http://www.yeniasya.com.tr/yazi_detay.asp?id=15856
 http://www.yeniasya.com.tr/yazi_detay.asp?id=15276
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
2057 kez okundu

Yorumlar

Ehl-i insafa bir hatırlatmadır     11/05/2019 06:22

İngiliz Lord Gurzon'un söylediği sözlerinden feraset sahibi olan o manaları anlayabilir. Ama neticelerini basiret sahibi olan her göz sahibi ve akıl sahibi her insan anlayabilir. Benim sizlere üç sualim var. 1-Neden 24 temmuz 1923'te yapılan lozan halifeliğin(Türkiye'nin İslâmî alâkasının ve İslâmı temsil rolünün) kaldırılması; camilerin kapatılması ve satılmasından sonra yani 16 temmuz 1924'te İngiltere tarafından onaylamıştır. 2-Neden Ezanın(en büyük islam işaretlerinden birinin) Türkçeleştirilmesinin akşamında Milletler cemiyetine kabul edildik. 3-Şapka (giyenin kafirliğini gösteren bir işaretin) kanunu;Medeni(Şer'i kanunu kaldırarak) kanunun kabulü; Ayasofya Cami iken(Müslümanların Hristiyanlığa boyun eğdirdiğinin göstergesi) müzeleştirilmesi gibi inkılaplar Din ile alakasız mıdır? Yani Din'i öldürmek planın tatbikinin kilometre taşları değil midir?
Enes Erdinç