• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/Eglenceli_Tarih









Anket
eglencelitarih.com'u arkadaşlarınıza da önerir misiniz?
Osmanlı Taviz Vere Vere Dağıldı
"ÇÖZÜM" OLDU "ÇÖZÜLÜŞ"...

İşte olacağı buydu...
Güneydoğu kaynıyor.
Lice olayları aldı başını gidiyor.
Ölen insanlar; terör örgütünün başta Silahlı Kuvvetler olmak üzere güvenlik güçlerimize taciz atışları ve saldırıları... Şantiyelerden günahsız insanların kaçırılışı... 
Şehirler arasında yolların kesilişi ve devletin olmadığı yerde kimlik kontrolünü yüzleri kapalı kişilerin yapışı...
Yanan lastikler...
Ses bombaları, molotof kokteylerle saldırılar...
Başka çare kalmayınca güvenlik güçlerinin gaz bombası atışları... Ve bunun üzerine cazgırca yanıt:
“Faşist devleett!”
Ya polisin yaptığına ne demeli?
-Eylem yapacaksanız, adam gibi, doğru dürüst yapın!
Oldu... 
Demokratik anlayışıyla PKK ve onun şehir uzantısı KCK bu çağrıya kulak verir...
Bekleyin, Kandil'den yanıt gelir, aman çocuklar ne denli demokrat olduğunuzu gösterin, molotoflarınızı adam gibi atın, diye...
Ancak o da ne?
Yanıtı uzun namlulu silahlarla ve karakollara saldırılarla veriyor PKK... KCK ise kentlerde, sokakları ateşe boğuyor.
Ve bunun karşısında yetkisiz ve etkisiz güvenlik güçlerinin, batıdaki yurttaşlarına karşı şahin kesilirken, sus pus oluşu...
Yitirilen itibarımız...
Bu yetmiyormuş gibi, Diyarbakır Kurultayı denilen saçma sapan bir toplantıda devleti temsil edenlerin yaptığı konuşmalar ve saçma sapan yorumlar... Neredeyse Öcalan milli kahraman ilan edilecek ve kimi üniversitelerde üzerine araştırma ve inceleme enstitüleri kurulacak..
Olur mu olur; burası Türkiye...
Neymiş:
Eski devlet, kendisiyle yüzleştirilmiş...
Yüzleştirildikçe yüzüldük; yeter artık...
Karşımızdaki bir terör devleti mi?
Evet...
Devletler terör örgütüyle pazarlığa oturduğunda, artık çok şey anlamını yitirir, devlet itibarını yitirir; doğru mu?
Doğru...
Öcalan’a methiyeler düzen devlet görevlilerini gördük, şükür... Ve şimdi, apar topar yeniden terör örgütünün başına koşuluyor; “Aman hazret, bir el at şu olaylara!” mı ne denecek...
Yollar kesiliyor.
Güvenlik güçleri müdahale etmek durumunda kaldığında ortalık karışıyor.
Etkili ve yetkili kişiler de bağırıyor:
“Çözüm süreciiiii!”
Ne çözümü beyler, çözülüş çözülüş...
Çözüle çözüle pantolonumuz düştü belimizden, hala bunun farkında değiliz...
Osmanlı Devleti’nin son döneminde bile terör örgütlerine bu denli taviz verilmiyordu.
Ancak büyük devletler müdahele ettiği zaman olaylar el atılamaz noktaya geldiği zaman, bağımsızlık hareketleri doğuyordu yine de...
Şu duruma bak!
Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı kendisine her türlü taciz yapılırken, eli kolu bağlı durumda.
“Nefsi müdafaa” yapıyormuşuz, lafa bakar mısınız?
Kendi ülkemizde, kendi silahlı kuvvetlerimiz nefsi müdafaa yapılıyor, ha!
Bizim çocuklarımız, oraya canlı kalkan olarak gidip askerlik yapmıyor.
Devletsen; sana saldırı olursa, devlet gibi gereken yanıtı verirsin. Yüzüne tokat vuruldukça, buyur öteki de yoksun kalmasın demezsin, gereğini yaparsın.
Devlet taviz vermez, hukukun gereğini yapar.
Ancak gel gör ki, hakkı hukuku ara ki bulasın:
Laf bol:
-Demokratik çözüm...
-Halkın karakollara karşı haklı tepkisi... 
-Durum Kürt halkına bir kez daha çatışma dayatıyor...
Bunları söyleyenler, devletin sessiz kaldığını gördükçe işi iyice azıttılar. Densizliklerinin sınırı, ölçüsü yok.
Şimdi bütün bunlardan sonra, hala demokratik çözüm süreci diye diye, ülkenin parçalanışına gözü kapalı mı bakacağız?
Türkiye tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor.
Biz gözlerimizi kapattık; olan biten şeyleri görmeyerek, göz yumarak, yüzümüze vurulan tokatlara aldanarak, hala kısık sesimizle “Savaş, savaş!” diye bağıranlara karşılık veriyoruz:
-Çözüm süreciii
Hadi be!
Yeter artık...
Saflığın da bir sınırı var...

Prof. Dr. Kemal Arı, 9.6.2014.. 
Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılapları Enstitüsü



 https://www.facebook.com/kemal.ari
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
2591 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın