• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/Eglenceli_Tarih









Anket
eglencelitarih.com'u arkadaşlarınıza da önerir misiniz?
Meclis Kürsüsünde Siyah Örtü: Puşide-i Siyah
Önce İzmir; derken İstanbul ve ardından da Bursa işgal edildi...
Tarih, 8 Temmuz 1920 günü işgal edildi.
O zamana değin, halkın kendi içinden çıkan öz kuvvetleri inatla direnmiş; Yunan Ordusu'nun durdurmaya çalışmışlardı.
Albay Bekir Sami Bey ile Hacim Muhittin Çarıklı kendilerine bağlı güçlerle bölgeyi savunmaya çalışmışlardı.
Ancak bunun sonuç getirmeyeceğini gördü.
Büyük kıyımların önüne geçmek için, direnmekten vazgeçti ve kentin boşaltılması için çabalar harcadı.
Direniş olmayınca da Yunan kuvvetleri zorlanmadan kente girdiler.
Komutan Mavridis, büyük bir tantana içinde gelip, hükümet konağına yerleşti. Konağın üst katındaki altı odayı işgal etti. Caka dolu tavırlarıyla Bursa'da Yunan yönetiminin varlığını göstermeye çalışıyordu.
Türkler için Bursa kutsal bir anlam taşıyordu.
Osmanlı Devleti'nin ilk başkentiydi. 
Sultan Osman ve Sultan Orhan ile Türklerce manevi değeri büyük pek çok kişinin mezarı bu kentteydi. 
Türk kocaları, Yunan işgali karşısında boyunlarını bükmüş, şanlı geçmişlerini anımsayarak hüzünle bu zillete bakıyorlardı.
Yunan ordusunda dövüşenlerden biri de Venizelos’un oğlu Sofokles’ti. 
Bursa’nın düşmesinden sonra O, yanına aldığı bir fotoğrafçıyla Osman Gazi’nin türbesine gitti. 
Askerleri, Osman Gazi’nin türbesinin tahta kapısını omuzlayarak, çatırtılar içinde kırdılar. 
Sofokles, Osman Gazi’nin sandukasına geldi. 
Önce sandukanın başında içkiler içildi. 
Sonra Sofokles, ayağa kalktı ve “Kalk ey Osman, senle vuruşmaya geldim!” diye naralar attı. 
Ardından sarhoş haliyle Osman Gazi’nin sandukasına bir kaç tekme attı.
Büyük bir zafer kazanmış edası ile fotoğrafçısına döndü; Osman Gazi’nin naşının başında, elinde kılıcıyla bir hatıra fotoğrafı çekmesini emretti. 
Fotoğraf çekildi. 
Sofokles, çektiği fotoğrafı ülkesindeki yakınlarına gönderirken, arkasına şu notu düştü:
-“Ordularımız Bursa’ya hâkimdir. Şu anda Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman, ayaklarımın altındadır” .
Bu Türklere ve tarihlerinin en önemli simasına karşı, en büyük saygısızlıktı. 
Türkler 'in yüzü düşmüş; yüreklerini kapkara bir yas havası sardı.
Büyük Millet Meclisi'ne bir kaç milletvekili bir önerge vererek; başkanlık kürsüsüne kara bir örtünün örtülmesini istediler.
Önerge kabul edildi...
Kürsüye siyah bir örtü örtüldü.
Artık ulus, Bursa'nın, İzmir'in; ve diğer aziz Yurt köşelerinin kurtarılması için tarih önünde yemin etmişti...

Prof. Dr. Kemal Arı, Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılapları Enstitüsü
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
4484 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın