• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/Eglenceli_Tarih









Anket
eglencelitarih.com'u arkadaşlarınıza da önerir misiniz?
Çağrı Bey'in Anadolu Akını

Çağrı ve Tuğrul Beyler, kendileri için daha, elverişli sahalar bulmak üzere, bir keşif seferi yapmak hususunda anlaştılar ve Tuğrul Bey taarruzundan uzak sahralara çekilirken ağabeyi Çağrı Bey, 3.000 kişilik süvari kuvveti başında batı istikametinde, Anadolu’ya doğru hareket etti.

Bizans sınırı eskiden beri onlarca malumdu. Daha 964 ve 966 yıllarında Horasan'dan Ermeniye bölgesine gaza için kalabalık gönüllüler gelmişlerdi. Bunların arasında Türklerin de bulunduğu, Çağrı Bey'in Azerbaycan havâlisinde onlarla karşılaşmasından anlaşılmaktadır. Çağrı Bey, Horasan ve Azerbaycan’dan geçerek 1015 de rüzgâr gibi uçan atlar üstünde uzun saçlı, yaylı ve mızraklı Türkmenleri ile, Van gölü etrafında Ermeni Vaspuragan kırallığı topraklarında göründü ve karşısına çıkan kuvvetleri bozguna uğratarak, ülkenin batı kısımlarını hâkimiyeti altına aldıktan sonra, kuzeye Şeddadiler arazisine doğru yöneldi. Müteakiben Nahçivan havâlisinde, Gürcü kuvvetleri savaşa cesaret edemeyerek çekildikleri için, askerî cevelânlarda bulundu ve daha kuzeyde kendisini durdurmak isteyen Ani Kırallığı'nın Bıcnı kalesi kumandanı Vaşak Pahlavuni'nin kalabalık ordusunu tatbik ettiği bozkır usulü savaş sayesinde mağlûp etti. Türk tazyikinden dolayı Vaspuragan kırallığı Senekherim idaresinde Ermenilerin yurtlarını terk ederek, orta Anadolu'ya gittikleri bu akım neticesinde, Çağrı Bey bütün Ermeni ve Gürcü memleketlerinde bir müdddet kaldıktan sonra, Mâverâünnehir'e, Tuğrul Beyin yanına döndü. Horasan'dan bu geliş ve geçişine Gazneli kuvvetleri engel olamamışlardı. Çağrı Bey bu büyük keşif seferinin neticelerini  Barhebraeus'un açıkça kaydettigı üzere, Selçukluların, "Ermeniye bölgesine gidebilecekleri, çünkü oralarda kendilerine mukavemet edecek kuvvet bulunmadığı” şeklinde kardeşine bildiriyordu.

Kaynak: İbrahim Kafesoğlu, Selçuklu Tarihi

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
3200 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın