• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/Eglenceli_Tarih









Anket
eglencelitarih.com'u arkadaşlarınıza da önerir misiniz?
Beylikten Devlete: Orhan Gazi
Orhan Gazi, Osmanlı sultanlarının ikincisi olup 1281’de Söğüt’te dünyaya geldi. Babası Osman Gazi annesi Şeyh Edebali’nin kızı Mal hatundur. İyi bir eğitim alan Orhan babası Osman Gazi’nin kumandanları ve arkadaşlarından silah eğitimi ve savaş taktikleri öğrendi. Osman Gazi, Yarhisar ve Bilecik’i fetih arifesindeyken, Bilecik tekfurunun oğluna gelin gitmekte olan Yarhisar tekfurunun kızı Holofira’yı esir aldı. Osman Gazi yiğitlik çağına gelmiş Orhan ile Holofira’yı evlendirdi. Holofira İslamiyet’i seçerek Müslüman oldu ve Nilüfer adını aldı. Bu hatun Murat Hüdavendigar ve Rumeli fatihi Süleyman Paşa’nın anasıdır. Bu evlilikten sonra Osman Bey ile Rum tekfurlarının arası açılmaya başladı. Bilecik, Yarhisar, İnegöl ve Yenişehir bu tarihlerde fethedildi. Osman Gazi önemli yerler fetih edildikten sonra yaşının da ilerlemesiyle artık oğlu Orhan’ın nasıl bir idareci olduğunu görmek istiyordu. Karacahisar’ın fethinden sonra Orhan buraya sancak beyi olarak atandı. Orhan bu suretle devlet yönetiminin ve asker sevkinin ilk deneyimlerini yaşamış oldu.

1320’den sonra seferleri Orhan komuta etmeye başladı. 1321’de Mudanya, 1325’te de Bursa’nın güneyindeki Atronos fetih edilince 1314’ten beri abluka altında olan Bursa daha fazla dayanamayarak 1326’da teslim oldu. Bazı kaynaklar bu fetihten önce Osman Bey’in vefat ettiğini yazmakta ise de en doğrusu Osman Bey’in fetihten hemen sonra vefat ederek vasiyeti gereği Bursa’daki Gümüşlü Kümbet’e defnedildiği yönündedir. Orhan Gazi babasının vefatı ve kardeşi Alaadin’in tahtta hak iddia etmeyerek abisine zorluk çıkarmamasıyla devletin başına geçmiştir.

Orhan Gazi’nin bu dönemde hızlı bir teşkilatlanma içine girdiğini görüyoruz. Öncelikle sadece savaş zamanı aşiretlerden katılım ile bir araya gelen bir ordu yerine düzenli ve sadece mesleği askerlik olan bir ordu kurmak için faaliyetlere başladı. Önce kardeşi Alaadin ile meşveret ederek daha sonra da Bilecik kadısı Çandarlı Hayrettin Paşa’ya aşiret kuvvetlerine ilaveten “yaya” denilen piyade sınıfının oluşturulması emrini verdi. Bu haberin yayılmasıyla öyle büyük bir katılım yaşandı ki yaya yazılmak için kadı’ya rüşvet bile teklif edenler oldu. Bu kurulan askeri sınıfın bir farkı olsun diye kafalarına “ak börk” giymeleri emredildi. Divan üyelerinin ise “burma dülbend” denilen bir tür başlık giymeleri kararlaştırıldı. Yine bu dönemde Osmanlı’da ilk olarak ilim adamları ve kadılar maaşa bağlandı. Orhan Gazi kısa bir sürede beylik yapılanmasında olan Osmanoğulları’nı teşkilatlanma faaliyetleri ile bir devlet sistemine çevirdi.

Bizans Osmanlı’nın bu ilerleyişini durdurmak için 1329’da İmparator III.Andronikos’un emriyle bir ordu hazırladı. İznik kuşatmasında olan Orhan Bey bu haberi alır almaz bir miktar askeri kuşatma ile görevlendirip Bizans üzerine yürüdü. Maltepe (Pelekanon) mevkinde bir araya gelen Osmanlı- Bizans kuvvetlerinin mücadelesi akşama kadar sürdü ve Osmanlı’nın zaferi ile sonuçlandı. Bu zaferin sonrasında İznik daha fazla dayanamayacağını anlayıp kaleyi Osmanlılara teslim etti. Daha sonra İzmit’in fethi ile bütün Kocaeli yarımadası Osmanlıların eline geçti.

Bu hızlı devlet yapılanmalarına ve Anadolu fetihlerine devam eden Orhan Gazi Rumeli’ne geçmenin yollarını arıyordu. Bu sırada Bizans’ta taht kavgaları baş göstermeye başladı. VI.Yuannis Kantakuzen Orhan Bey’den Bizans tahtına oturmak için yardım istedi. Orhan Gazi Rumeli’nden bir kale sözü almasıyla oğlu Süleyman Paşa ile on bin kişilik bir orduyu yardıma gönderdi. Kantakuzen önce tahtta aday rakiplerini yendi ve Sırp ordularına karşı zafer kazanarak tahtta oturdu. Osmanlı bu askeri yardımıyla Rumeli’ne ilk kez geçti ve karşılığında bu bölgedeki fetihlerde üs olarak kullanacağı Çimpe kalesini aldı. Bazı kaynaklarda anlatıldığı üzere Süleyman Bey’in 40-50 sal ile Rumeli’ne geçip gaza faaliyetlerinde bulunduğu fikri Tarihçi Halil İnalcık tarafından şiddetle eleştirilir. İnalcık; Rumeli gibi bir yerin yapılan 3-5 sal ve 40-50 adam ile fetih edilemeyeceğini belirterek bu sal efsanesinden artık kurtulması gerektiğini belirtti.

Süleyman Paşa 1359’da henüz 40 yaşında iken bir av sırasında attan düşerek vefat etti. Zaten iyice yaşlanmış olan Orhan Gazi bu haber üzerine derin bir üzüntüye kapıldı ve iki ay sonra kendisi de vefat etti. Orhan Bey’in ölümü üzerine yerine “Sultan” lakabını da ilk kez kullanacak olan Murat Hüdavendigar geçti ve Rumeli fetihlerine devam etti.

Samet Şahin

Yaralanılan Kaynaklar:

Neşri Tarihi, Mevlana Mehmed Neşri
Osmanlı’nın Hayaleti, Erhan Afyoncu
Âşık Paşazade Tarihi, Âşık Paşazade
Osmanlı Sultanları Tarihi, Karamanlı Nişancı Mehmed Paşa
Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, M.Fatih Ertürk
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
2411 kez okundu

Yorumlar

Sultan unvani     15/09/2016 00:50

İlk kez Sultan unvanını Orhan bey kullanmıştır
Misafir -