• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/Eglenceli_Tarih









Anket
eglencelitarih.com'u arkadaşlarınıza da önerir misiniz?
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türk-Rus İlişkileri

Rusların tarihleriyle Türklerin tarihleri ters zamanlıdır. Çünkü Türklerin tarihte inişe geçtiği dönemde Ruslar çıkışa geçmişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu’nun en güçlü olduğu Yükselme döneminde Rusya henüz emekleme aşamasındadır.

Rusya’nın güçlenip Güney’e inmesinde ve Türklerin başına bela olmasında Timur’un büyük payı vardır. Timur Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid’i Ankara savaşında yenilgiye uğratıp, Anadolu Türk biriliğini bozmakla kalmamış, aynı zamanda Karadeniz’in kuzeyinde kurulmuş olan Altın Orda Devleti’ni de yenilgiye uğratarak zayıflayıp yıkılmalarına neden olmuştur. Böylece o dönemde Moskova Knezliği olarak küçük bir devlet olan Rusya’nın güçlenip, güneye inmesine neden olmuştur.

Türk – Rus ilişkileri Fatih’in oğlu II. Bayazid döneminde başlamıştır. O dönemde Rusya’nın İstanbul’a gönderdiği elçi protokol kurallarını bilmediğinden Padişahın gözlerinin içine bakarak ve onun adını söyleyerek konuştuğu için hemen oracıkta derdest edilip bir araba dolusu dayaktan sonra "Bize doğru dürüst yol yordam bilen adam yollayın " diyerek Rusya’ya postalamışlardır.

Yükselme Döneminde Rusya henüz palazlanma sürecinde olduğundan dolayı; Osmanlı Devleti ile baş edecek güçte olmadığından dolayı Osmanlı Devleti’ne karşı herhangi bir hasmane tutum izleyecek durumda değildir.

İlk Osmanlı Rus çatışması Çehrin Kalesi’nin Ruslar tarafından kuşatılması üzerine 1676 yılında yaşanmıştır. Çehrin Kalesi’nin kuşatılaması üzerine sefere çıkan Osmanlı Ordusu’nun başarısız olması üzerine 1678 yılında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa II.Çehrin seferine çıkarak Rusları yenilgiye uğratmıştır. Ardından Rusya ile 1681 yılında Bahçesaray antlaşması imzalanmıştır.Bu antlaşma Rusya ile Osmanlı devleti arasında imzalanan ilk antlaşmadır.

II.Viyana Kuşatması bozgunun ardından başlayan ve 16 yıl süren "Felaket Seneleri" olarak adlandırılan dönemde Rusya Osmanlı Devleti’ne karşı oluşturulan "Kutsal İttifak" içinde yer almış ve ardından imzalanan İstanbul Antlaşması ile Rusya Azak Kalesi ve çevresini alarak ilk kez Karadeniz’e inmiştir.

Rusya’nın çehresini değiştiren ve Rusya’nın büyük devlet olmasının yollarını açan kişi Türklerin ‘’Deli Petro ‘’ dediği Rus çarı I.Petro’dur. Gençliğinde Hollanda’da denizcilik eğitimi alan Petro Rusya’nın güçlenmesi için sıcak denizlere ulaşmasının şart olduğu gerçeğini görmüş, bu doğrultuda çok sayıda Rus gencini Avrupa’ya göndermiş ve Ülkesine Avrupa’dan çok sayıda uzman getirterek eğitim seferberliği başlatmıştır.

II. Petro sıcak denizlere inme konusunda önünde engel gördÜğü İsveç ile defalarca savaşmış ve hep kaybetmiştir. Buna rağmen hiç moralini bozmayıp İsveç ile yeniden savaşa tutuşmuş ve 1709 yılında yapılan Poltova Savaşı ‘nda İsveç Kralı XII. Şarl’ ( Demirbaş Şarl ) yenilgiye uğratmıştır. Yenilen İsveç kralı Osmanlı devleti’ne sığınmıştır.Osmanlı Devleti’nde 5 yıl kaldığından dolayı İsveç kralına Osmanlı Devleti’nin demirbaşı anlamına gelen "Demirbaş Şarl" adı verilmiştir.

Gerileme döneminin başlarında, 1700’lü yılların ilk dönemlerinde Osmanlı Devleti’nin dış politikadaki temel hedefi her ne pahasına olursa olsun Karlofça ve İstanbul Antlaşmalarıyla kaybettiği yerleri geri almaktı. Nitekim ilk fırsat Rusya ile yakalanmıştır.

Osmanlı Devleti’ne sığınan İsveç ordusunu takip eden Rus askerlerinin Türklere de saldırması üzerine Baltacı Mehmet Paşa komutasında sefer açılmış, Rus Çarı II. Petro Prut bataklarında kıstırılmıştır. Osmanlı ordusunun Rus ordusunu tamamen imha etmesi söz konusuyken, yeniçerilere güvenemeyen Baltacı Mehmet paşa barışa razı olmuştur. Böylece Rusya elimizden kaçırılmıştır.

Sonraki süreçte Gerileme ve Parçalanma ve Dağılma Dönemlerinde Rusya ile yaptığımız (1711-1917) arası dönemde ) dokuz savaşın altısını kaybettik. Bunlardan en acı olanları 1770 ‘de donanmamızın yakıldığı Çeşme Bozgunu ve sonrasında imzalanan 1774 Küçük kaynarca Antlaşmasıdır.

Bir diğeri de 1877-1878 Osmanlı – Rus Savaşı’dır. Rus birlikleri bu savaş sırasında Çatalca önlerine kadar gelmişler, Ayrıca I. Dünya Savaşı’nda da Kafkas Cephesi’nde yaşanan bozgun üzerine Doğu Anadolu’yu işgal etmişlerdi.

1917Yılında Rusya’da Bolşevik Devrimi yaşanıp, Çarlık Rusya’sının yıkılması üzerine Bolşevik yönetim İttifak Devletleri ile Brest –Litowsk Antlaşması’nı imzalayarak savaştan çekilmiştir.

Rusya’da ortaya çıkan yeni rejim İtilaf Devletleri tarafından tanımadığı gibi Çarlık yanlılarından oluşan "Beyaz Ordu" birlikleri Bolşevik "Kızıl Ordu" birlikleriyle mücadele süreci başlatmıştır.

Türk halkının Mustafa Kemal önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı dönemde Sovyet Rusya Avrupalı emperyalist devletlerinin desteklediği Beyaz Ordu ile mücadele etmekteydi.Bu süreç Kızıl Ordu’nun zaferiyle sonuçlanır. Türkiye İtilaf Devletleri’ne karşı Anadolu’yu savunarak aynı zamanda Sovyet Rusya’nın Güney kanadını da koruduğu için Sovyet Rusya Anadolu’da başlayan Türk Kurtuluş hareketine destek vermiştir.

Bu süreçte Lenin ile Mustafa Kemal mektuplaşmış, karşılıklı elçiler gelip gitmiştir.Mustafa Kemal sınıf arkadaşı olan Ali Fuat Paşa’yı ( Cebesoy ) Moskova’ya büyük elçi olarak atamıştır. Sonarsında 16 Mart 1921 tarihinde TBMM ile Sovyet Rusya arasında Moskova Antlaşması imzalanmıştır.

Sonrasında Sovyet Rusya Kurtuluş Savaşı sırasında binlerce silah ve mühimmat ile on milyon altın Ruble para yardımında bulunmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında gayet iyi bir şekilde süren Türk – Sovyet ilişkileri, İkinci Dünya Savaşı sonrasında bozulmuş ve Türkiye bütün dış politikasını Sovyet tehditini karşılamak için düzenlemiş ve ABD koruması altında NATO’ya girerek ülkenin ABD etkisi altına girmesine neden olmuştur.

Yılmaz Bozkurt

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
3083 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın