• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/eglencelitarih
Selçuklularda Köle Asker Uygulaması

Selçuklularda Gulam adı verilen askerlerden oluşan sistem bir hizmet soyluluğu sistemi olarak görülmektedir. İlk başlarda bu sistem içine seçilen askerler çoğunlukla Müslüman olmayan Türkler tarafından seçilirken, Selçuklu topraklarının genişlemesi ve Türklerin büyük çoğunluğunun Müslümanlaşmasıyla birlikte Kürt, Arap, Deylemliler ve hatta Ermeniler de bu sisteme dahil edilmeye başlamışlardır.

Saraya bağlı ve Sultanı korumakla görevli olan ve özel bir eğitimle yetiştirilen Gulamlara, Gulaman-ı Saray adı verilmekteydi. İdeal olan bütün gulamların sadakat yemini ile sultana kişisel olarak bağlanmalarıydı. Bu askerlerin büyük bir çoğunluğu esir pazarlarından elde edilmekteydi. Bunlardan bazıları Hacib ismini alarak saray hizmetlisi olarak görev alıp, daha sonra devletin siyasi hayatına etki edecek makama yükselebilmekteydiler. Divan defterlerine kayıtlı olan bu Gulamlara ikta tahsis edilmezken yılda dört defa Bistegani adı verilen maaş verilmekteydi.

Selçuklu Ordusunun temelini meydana getiren Hassa Ordusunda bulunan köle askerlere ise Gulaman-ı Hass adı veriliyordu. Bunlar doğrudan doğruya sultana bağlı olan Salar adlı komutanların emrinde görev yapan askerler olmuşlardır. Hassa Ordusuna mensup sipahilerin ülkenin çeşitli yerlerine dağıtılmış iktaları bulunurdu. Selçuklularda özellikle Nizamül Mülk döneminde ülkenin tarım topraklarının sistemli bir şekilde ikta bölgelerine ayrılmasıyla sadece askeri yönden değil aynı zamanda hukuki ve idari alanda da önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Böylece ülke içi anarşinin yaygınlaşmasının önüne geçilmesine çalışılmıştır. Ancak şu da bir gerçektir ki Selçuklar, köle askerlerin masraflarına tek başlarına karşılayamadıkları için bu askerleri vezirleri, emirleri, valileri hep kendi köle orduları olması için teşvik etmişlerdi. Ancak bu durum, özellikle Sultan Melikşah döneminden sonra Sultana olan bağlılığı azalan emir ve valilerin bağımsızlaşmasını veya en azından baş kaldırmasını kolaylaştıran bir sistem haline getirmiştir. İktaların idari açıdan bağımsız beylerin denetiminde olması sonucu şahıslara bağlı ordular gelişmiş ve bu durum merkeze olan bağlılığın gevşemesini beraberinde getirmiştir.

Selçuklu Devleti özellikle Bağdat’ı ele geçirdikten sonra İslam Dünyası üzerinde lider devlet konumuna yükselmiştir. İslamiyet dini ise özel mülkiyet üzerine kurulmuş ve dini inançlara sıkı sıkıya bağlı olanlar için özel mülkiyet kavramı vazgeçilmez bir konu olduğu için söz konusu durum İkta sistemi ile bir çelişki yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Öyle ki özel mülkiyet yapısına dokunmadan, bu mülkler üzerinde devletin vergi hakkını konu eden ikta sistemi, özel mülkiyeti oldukça bozmuştur.

İkta sistemi, özel mülkiyeti her ne kadar bozmuş ve maddi gücü yerinde olan eli silahlı kişilerin karşısında köylüleri itibarsız hale getirmiş gibi görünse de halkın hakkını arama hakkı elinden alınmamış ve ikta sahipleri ile köylüler arasında denge gözetilmesine dayanan bir sistem oluşturulmaya çalışılmıştır.

Hassa Ordusu içinde yer alamayan ve Selçukluların fetih dönemlerinde etkin bir şekilde kullanılan Türkmen unsurlar ise merkezi idarenin denetimine girmeyerek bağımsız hareket etmeleri sonrasında askeri kadrolarda yer bulamamışlardır. Yani Selçuklu Ordusu ve Askeri sistemi süreç içinde Türkmen unsurlardan sistemli bir şekilde arındırılmıştır. Genellikle sadece savaşlara katılıp ganimet elde etmek, yağma yapmak yani gaza amacıyla orduda yer alan Türkmenler Melikşah döneminde ordudan tamamıyla tasfiye edilmişlerdir.

Selçuklu Devleti’nin gerçekleştirmiş olduğu köle asker uygulaması Türkler tarafından feodal bir idari yapı sisteminin de uygulanabilirliğinin bir nevi test edilmesini sağlamıştır. Kökeni ne olursa olsun, Selçuklu sultanları ikta dağıtarak feodal yapıda bir örgütlenmenin oluşmasına neden olmuşlardır. Bu yapılanma, sonuç itibarı ile eyalet iktası verilenlerle vassal hükümdarlar arasında da bir fark kalmamasını beraberinde getirmiştir.

Umut Eker 09/04/2017

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

Kesik M., Selçuklular Tarihi – İstanbul Ü. AUZEF Ders Notları
Sevim A.., Anadolu’nun Fethi, Selçuklular Dönemi, TTK
Sevim A. – Merçil E., Selçuklu Devletleri Tarihi, TTK

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      1887 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın