• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/eglencelitarih
Osmanlıların Etnik Menşei

13. yüzyılın son çeyreğinde kuzeybatı Anadolu’da bir devletin temelleri atılıyordu. Osmanlı rivayetlerine göre Sultan 1.Alaaddin Keykubat Oğuzların Kayı boyundan Ertuğrul (Erdungrıl) Bey’in obasını yanındaki 400 kadar göçer[2] ile Bizans hududuna uç beyliği olarak yerleştirmiştir. Ertuğrul’un oğlu Osman ise babasının yerine bey olduğu vakit bir ”Alp Gazi” olarak Bizans hududunda,çevresindeki tekfurluklar ile ilişkiler kurmuş ve Batı’ya doğru gazalar yapmıştır. Sınırlarını genişletmiştir. Onun oğlu Orhan ise ilk defa Rumeli’ye geçmiş ve babasından miras aldığı beyliği bir devlet haline getirmiştir.

 

Bu uçbeyliğini kısa süre içerisinde bir devlet olma yoluna götüren ve ileride bir ”İmparatorluk” yapacak olan bu hanedanın menşei konusu ise 20. yüzyıldan itibaren tartışılır olmuştur. Halil İnalcık, ailenin menşei ve şeceresinin kaynaklarda farklı şekilde kayıtlı olduğunu belirtmiştir. Hanedanın soyunu Enveri, Hicaz Arapları’na götürse de bu sadece onun eserinde geçmiş, unutulmuş ve kabul edilmemiştir.[ 3] Esasen ailenin Selçukluklular ile birlikte Anadolu’ya geldikleri ve ”Oğuz”lara mensup oldukları umumen kabul edilir. [4]İlk Osmanlı kaynağı olan Ahmedi’nin eserinde Osmanoğulları ”Oğuz” olarak nitelendirilir.[5]Aşıkpaşazade’de hanedanın Oğuz’a kadar şeceresini verir ve yine Oğuz’lara dayandırır.[6]Esasen Osmanlıların Oğuz’lara dayandığı muhakkaktır. [7]Faruk Sümer Ertuğrul Gazi’yi bir Türkmen oymağının beyi olarak belirtir.[8] Halil İnalcık’da Osman Gazi’nin Türk ve Moğol hanedanlarının ilk atası Oğuz Han neslinden geldiğini belirtir.[9]

 

KAYI MESELESİ

Osmanlıların Oğuz’lardan Gün-Han’ın soylarından Kayı’lara mensubiyeti konusu ise asıl tartışmalı olan noktadır. İlk defa 2. Murad devrinde Yazıcızade Ali’nin Tevarih-i Al-i Selçuk adlı eserinde ortaya attığı bu iddia ondan sonra yazılan eserlerde de görülmeye başlanmıştır. [10]Bu iddianın 2. Murad devrinde ortaya atılması onun hanedana siyasi bir meşrutiyet kazandırması ve hanedanın soyunun yüceltmesi gibi iddialara sebep olmuştur.[11] 2. Murad devrinde sikkelerde bariz olarak kayı tamgasının görülmesi bu iddiaya kuvvet kazandırır.[12] Bu görüşün en önemli savunucularından biri Paul Wittek’dir. [13]Wittek Kayı kökenini kabul etmez ve bu şecerelerin uydurma olduğunu savunur. [14] Fuad Köprülü Osmanlı hanedanının kendini yüceltmek isteseydi, Oğuz an’anesine göre en ziyade hükümdar yetiştiren Salur veya Kınık boyuna mensup sayacağı fikrini ileri sürer.[15]

Bir de Kayıların Moğol’lara mensup bir boy olduğu iddiası vardır. Fuad Köprülü J.Marquardt’ın bu iddiasına ”O Kay adını taşıyan bir Moğol kabilesi ile Kayı -eski şekliyle Kayığ- kabilesini birbirinin aynısı sanmış idi” diyerek bu nazariyeyi reddetmiştir.[16] Zeki Velidi Togan’da bu nazariyeyi biraz daha geliştirerek öne sürmüş ve Fuad Köprülü:

”O halde Mahmûd Kaşgari’nin bahsettiği Oğuz Kayılarına ne diyebileceğiz? Eğer bu birleştirme doğruysa, 10. yüzyıl kaynaklarında sadece Kay ismiyle anılan Uzakdoğu’daki kabile, sonradan niçin Kayığ adıyla Oğuzlar arasına karıştı? Dilbilimsel bakımdan Kay isminin Kayığ şekline girmesine imkân var mıdır? İşte bir yığın sorular ki, J. Marquart gibi, Z.V. Togan da, bunlara inandırıcı cevaplar bulacak yerde, bütün bu meseleleri sessizlikle geçiştirmeyi tercih etmektedir.” diyerek Zeki Velidi Togan’ı da tenkit etmiştir.[17]

Az evvel belirttiğimiz üzere 2. Murad devrinde sikkelerde bariz kayı tamgaları görülmeye başlanmıştır. Faruk Sümer ilk ve son olarak Kayı tamgasının onun sikkelerinde olduğunu belirtse de bu konu da tam olarak kesinliğe kavuşmuş değildir. Uzunçarşılı’nın iddiasına göre 2. Murad devrinin de öncesinde, Orhan Gazi döneminin sikkesinde de [V] şeklinde Kayı tamgası vardır ki[18] bu Paul Wittek ve Halil İnalcık’ın tezlerine ters düşen bir durumdur.

Bütün bu verilerden anlayacağımız şudur ki, Osmanlı’ların etnik menşei hakkında şu anlık kesin bir hüküm vermek doğru değildir. Lakin Fuad Köprülü’nün görüşleri kabul edilebilir gözükmektedir.[19] Eskişehir’i ve Bilecik’i de içine alacak şekilde 94 köyde ve yerleşim yerinde Kayı adının bulunması[20] Fuad Köprülü’nün görüşlerini desteklemektedir. Feridun Emecen’in belirttiği 1673 tarihli kayıtta Kayı’ların Karakeçili oymağının Söğütlü perakendesinden olduğu geçmektedir.[21] 2.Abdulhamid’in Alman İmparatoru’na Karakeçili’leri akrabası olarak tanıtması [22] hanedanın Kayı boyunu benimsediğini gösterir.

Colin Imber Osmanlı’nın kuruluş meseleleri hakkında ”kara boşluk” demesi ve bu dönemin hiçbir zaman aydınlatılmayacağını söylemesi [23] çok yanlıştır. Osmanlı kroniklerinde gerçekten de doğru rivayetler vardır[24].İlber Ortaylı’nın dediği gibi ” Osmanlı tarihlerinin 15.asırda yazılmaya başlanması,bizim tarihimizi bulamayacağımız anlamına gelmez”[25].

Ömer Tarık Bulut

 

Dipnotlar

[1]Osman Turan, Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2000, C. 2, s. 1

[2]Bu 400 göçer sayısı Aşıkpaşazade’de ”Bir dört yüzkadar göçer ev ile kaldı…” şeklinde geçmekle birlikte Fuad Köprülü bu rivayeti mantıklı bir şekilde tenkid etmiştir.

Aşıkpaşaoğlu Tarihi,Haz:Nihal Atsız,Ötüken,İstanbul 2016,s.17

Fuad Köprülü, Osmanlı Devletinin Kuruluşu, TTK basımevi, Ankara 1991, s. 10-11

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, TTK basımevi, Ankara 1988, s. 98

[3]Halil İnalcık, Osman I, TDV İslam Ansiklopedisi, C. 33, s. 443

[4]Fuad Köprülü, age, s. 68

[5]Faruk Sümer, Oğuzlar,Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara 1972,s. 220

[6] Aşıkpaşaoğlu Tarihi, s. 15

[7]Aydın Taneri,Osmanlı Devletinin Kuruluş Döneminde Hükümdarlık Kurumunun Gelişmesi ve Saray Hayatı Teşkilatı, MEB, Ankara 2000, s. 254

[8]Faruk Sümer, age,s. 220

[9]Ahmet Şimşirgil, Osmanlı Kimliği-3,,6/13/2017

[10]Faruk Sümer, age, s. 220

[11]Aydın Taneri, age,s. 87-88

[12]Age, s.88

[13] Fuad Köprülü, Osmanlıların Etnik Menşei, Kaynak Yayınları, İstanbul 1999, s.74-91, Erhan Afyoncu, Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Yeditepe Yayınevi, İstanbul 2012, s. 55

[14]Erhan Afyoncu, Age,s.55

[15]Fuad Köprülü, age,s.69;Aydın Taneri,age,s.87

[16]Fuad Köprülü, age,s.70

[17] Fuad Köprülü, Osmanlıların Etnik Menşei,Kaynak Yayınları,İstanbul 1999,s23-24

[18]Uzunçarşılı, age,s .94,Fatma Acun, “İlk Osmanlılara Dair”, Kebikeç, Sayı: 10, 2000, Sayfa 3 ,Aydın Taneri, age, s.88

[19]Bkz.Fuad Köprülü, Osmanlıların Etnik Menşei, Kaynak Yayınları

[20]< http://www.hakikat.com/dergi/193/hyilmaz193.html>,15/6/2017

[21]Erhan Afyoncu, age, s.56

[22]Age, s.56, Faruk Sümer, age, s.221

[23]Halil İnalcık, age, s.451

[24] Bkz.Halil İnalcık, Osman I, TDV İslam Ansiklopedisi, C.33,Fuad Köprülü, Osmanlıların Etnik Menşei, Kaynak Yayınları, İstanbul 1999

[25]İlber Ortaylı, Türklerin Tarihi, Timaş Yayınları, İstanbul 2015, s.263

 

BİBLİYOGRAFYA

ACUN Fatma, “İlk Osmanlılara Dair”, Kebikeç, Sayı: 10, 2000

AFYONCU Erhan, Sorularla Osmanlı İmparatorluğu,Yeditepe Yayınevi,İstanbul 2012

Aşıkpaşaoğlu Tarihi,Haz:Nihal Atsız,Ötüken,İstanbul 2016

İNALCIK Halil,Osman I,TDV İslam Ansiklopedisi,C.33

KÖPRÜLÜ Fuad, Osmanlı Devletinin Kuruluşu,TTK basımevi,Ankara 1991

KÖPRÜLÜ Fuad, Osmanlıların Etnik Menşei,Kaynak Yayınları,İstanbul 1999

ORTAYLI İlber,Türklerin Tarihi,Timaş Yayınları,İstanbul 2015

SÜMER Faruk, Oğuzlar,Ankara Üniversitesi Basımevi,Ankara 1972

TANERİ Aydın,Osmanlı Devletinin Kuruluş Döneminde Hükümdarlık Kurumunun Gelişmesi ve Saray Hayatı Teşkilatı,MEB,Ankara 2000

TURAN Osman, Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi,Boğaziçi Yayınları,İstanbul 2000

UZUNÇARŞILI İsmail Hakkı, İsmail Hakkı Uzunçarşılı,Osmanlı Tarihi,TTK basımevi,Ankara 1988,s.9

–İNTERNET SİTELERİ–

ŞİMŞİRGİL Ahmet,Prof.Dr Ahmet Şİmşirgil 14/6/2017

< http://www.hakikat.com/dergi/193/hyilmaz193.html>15/6/2017

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      2391 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın