• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/Eglenceli_Tarih









Anket
eglencelitarih.com'u arkadaşlarınıza da önerir misiniz?
İskitler Hangi Dili Konuşuyorlardı?

İskitlerin hangi dili konuştukları bir mesele olarak karşımızdadır. Elde bulunan kaynaklar İskitlerin dili hakkında bazı ipuçları vermektedir. İskitlerin dili hakkında bilgileri çiviyazılı metinlerden ve antik Grek kaynaklarından öğrenmekteyiz.

İskitlerin dili hakkında en önemli bilgileri Sus'tan bulunmuş olan çiviyazılı metinler vermektedir. Bu dağınık olarak bulunmuş metin parçalarında fiillerin hemen hemen tamamı Türkçedir. Kelimelerin büyük çoğunluğu ise, Türk lehçelerinde kullanılmış ve halen kullanılmaktadır.[103] Dağınık olarak bulunmuş bu metinlerde anira, onamak; arat, oturmak; daldu, doldurmak; du, dutmak, tutmak; git, götürmek, götürtmek; kappika, kapama; katzavana, kazımak; kutta, katmak; piri, barmak, varmak; rilu, yazmak; tartinta, tartın-mak; taufa, dayamak; tiri, deymek (Mordtmann 1870: 9, 15, 20-21, 24, 33-34, 36, 47-48, 58-59, 62) vb. fiiller bulunmaktadır. Aynı metinlerde çok sayıda Türkçe kelime bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak Ata, Attata, Attati, Atta; ati, orta; ativa, ortasında; atzaka, uzak, uzun; balu, baru; gami, gemi; gik, gök; karata, kart; kiçi, kişi; çağrı, oğul; vitavana, öte yana; taka, tuğ; ufarri, öbürü; val, yol; vurun, yer, urun (Mordtmann 1870: 17,19, 23-24, 33, 35, 49, 55, 63, 66, 70) kelimeleri verilebilir.

Sus'tan bu metinlerin tahlili sonucunda Mordtmann, bu lisanı delillere dayalı olarak Sakaların Türk-Ugor dil köklü bir halk olduğunu, yani Ural-Altay dilinin kolları olan Fin-Ugor ve Türk-Tatar dilinin henüz ayrılmadığı zamandan olduğunu kabul etmektedir. Darius'un yazıtında adı geçen Saka haumavarga ve Saka tigrakhaudanın da Arî kavimlerden olmadığını kabul etmesine rağmen, "Qui trans mare habitant", yani denizin ötesine geçmiş olan Sakaları bu gruba dahil etmemektedir (Mordtmann 1870: 49-50). Oysa Kral Darius İskitler üzerine sefer yapmadan önce, İskit hükümdarları Sakesphares, Homarges ve Thamyris bir yere toplanıp vaziyeti görüşmüşlerdir (Junge 1939: 65). Daha önce de üzerinde durduğumuz ve hangi Saka gruplarına mensup olduklarını belirlemeye çalıştığımız hükümdarlar rahatlıkla mevcut durumu görüşebilmişlerdir. Bu, ancak üçünün de aynı dili konuşmuş olmalarıyla açıklanabilir.

Herodotos İskitlerin dini inançları ve Tanrılar âlemiyle ilgili bilgi verirken, İskitlerin Hestia'ya Tabiti, Zeus'a Papaios, Toprak'a Api, Apollon'a Oitosyros, Aphrodite'ye Artimpasa, Poseidon'a Thamimasadas dediklerini bildirmektedir (Herodotos IV: 59). Bunlardan en büyük Tanrı olan Papaios'un Türkçe Baba, Dede, Ata, Babir, Bayat; Thamimasadas'ın Denizin Atası; Artimpasa'nın Erdembaşı, Tabiti'nin Tapıt; Oitosyros'un Gongos, güneş olduğu kabul edilmektedir[104] (Kuun 1981: LIX). Api kelimesi de Türkçe bir kelimeyi hatırlatmaktadır. Hemen hemen bütün Türk lehçelerinde Ebi, Ebe kelimesi doğuran kadın manasındadır (Arsal 1930: 10). İskitlerin kullanmış olduğu coğrafi adlar da Türkçe ile ilişkilendirilmiştir. Örneğin, Temerinda, Denizin Anası; Karumpaluk, Balık Gölü; Graucausus, Akkar; Silyn, Körfez vb. (Kuun 1981: LVII-LVIII).

Pers kaynaklarında denizin ötesindeki Sakalar olarak adlandırılan İskitlerin dilinden kalan gerek Tanrı ve gerekse coğrafya adlarının Türkçe ile bağlantılı olduğu görünmektedir. İskit coğrafyasında şüphesiz başka dilleri konuşan topluluklar olmasına rağmen, İskitlerin dilinin Türkçe ile bağlantılı bir dil ya da Mordtmann'ın Saka tigrakhauda ve Saka haumavarga için kabul ettiği üzere, Fin-Ugor ve Türk-Tatar dil kollarının birbirinden henüz ayrılmadığı bir dönemde oluşmuş bir dil olduğu düşüncesi denizin ötesindeki Sakalar, yani Karadeniz İskitleri için de geçerlidir.

İskitlerin dili hakkında fikir verebilecek bir yazı da Kazakistan'da Alma-Ata yakınlarında Esik kurganından çıkarılmıştır. Küçük bir kap üzerindeki yazı deşifre edilmiştir. Altay Amancalov bunu, "Aya, sana ocuk; Bez çok, bugün icra azuk" şeklinde okumuştur (Amancalov 1971: 66). Bilim dünyasında en çok kabul edilen transkripsiyonu Olcas Süleymanov yapmıştır. Bu yazıyı, "Khan uya üç otuzi yok boltı utıg-sa tozıldı" şeklinde okumuş ve "Han'ın oğlu yirmi üç yaşında yok oldu (Halkın?) adı sanı da yok oldu" diye günümüz Türkçesine aktarmıştır (Süleymanov 1970: 3). Sakalara atfedilen Esik kurganından çıkarılan bu yazının dilinin Türkçe olarak kabul edilmesi de Sakaların dilinin Türkçe olduğunu göstermek bakımından büyük önem taşımaktadır.

Gerek çiviyazılı metinler, gerek İskitlerin kullandığı bazı kelimeleri veren antik Grek kaynakları ve gerekse Esik kurganından çıkarılan yazı, İskitlerin dili hakkında kısmen de olsa bir hükme varmamızı mümkün kılmaktadır. Bundan dolayı İskit dilinin Türkçe ile bağlantılı olduğunu söylememiz mümkün olmaktadır.


Alıntı: İlhami Durmuş, İskitler

 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1952 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın