• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/eglencelitarih?ref=bookmarks
  • https://plus.google.com/+Eglencelitarihtarih
  • https://twitter.com/Eglenceli_Tarih









Sayfa Yönelendirme
Anket
eglencelitarih.com'u arkadaşlarınıza da önerir misiniz?

Anasayfa

Sabarlar hakkında kaynaklarda oldukça az bilgi vardır. Bizans kaynaklarında Sabar, Sabeir, Saber, Ermeni Süryani ve İslam kaynaklarında Sabir, Sebir gibi isimlerle anılmışlardır. Tarih sahnesine ilk çıktıkları yıl kesin bilinmemekle birlikte, onlara ait ilk haberin 461 -465 yılları dolayısıyla olması sebebiyle bu tarihin kabul edilmesi gerekmektedir. İli ırmağı ile Tanrı Dağları havalisinde yaşayan Sabarlar, Juan-juan'ların baskısı sonucu kuzeybatı Kazakistan'a gelerek Tobol ve İşim ırmakları dolaylarına yerleştiler ve burada yaşayan...
Her iki olay da bizim isteğimiz dışında gerçekleşmiştir. Fransız ihtilali'nin getirdiği milliyetçilik ve bağımsızlık düşünceleri emperyalist devletlerin çıkarlarıyla da birleşerek Balkanlı Hristiyanların ayaklanmalarına ve bağımsızlıklarını kazanmalarına neden olmuştur. Böylece imparatorluk çözülmeye başlamıştır. Bu çözülme sürecinde en belirgin ayrım din faktörüdür.Bunun sonucunda Balkanlardaki ve kafkaslardaki Türk ve Müslüman halklar katliamlara uğramış ve sağ kalanlar da buradan sürülerek anadolu'ya kaçmak zorunda kalmıştır. Ardından Balkanlar'da uygulanan
Orta Çağ’da Avrupa’da Hıristiyanlık hakimdir ve kilisenin etkinliği oldukça yüksektir. Başta dini nedenler olmak üzere birçok nedenler ile yıllarca Haçlı Seferleri düzenlenmiştir. Bu seferlerde güç ve savaş yoluyla da olsa doğu toplumlarıyla ister istemez bir etkileşim olmuştur. Ortadoğu ve uzak doğunun yer altı ve yer üstü zenginlikleri Avrupalıları hem kendine hayran bırakmıştır, hem de Avrupalılar bu bölgedeki zenginlikleri ele geçirmek istemişlerdir. Dünya Tarihi’nin geçmişinde Asya, Avrupa ve Afrika arasında ticaret için çok önemli iki yol...
Toplumların gelişmesindeki en önemli etkenlerden biri eğitimdir. Tarihe baktığımızda devletlerin güçlü olduğu dönemlerde, eğitimde bilimde ileri düzeyde olduğunu görürüz. Gelişmiş toplum ve güçlü devlet birbiriyle doğru orantılıdır. Bir toplumun eğitim seviyesi ne kadar yüksek ise, bilimde ne kadar ilerleme kaydetmişse devletin gücü de bu gelişime paralel olarak artmaktadır. Aklı ve bilimi rehber edinen devletler, tarih boyunca her zaman dünya siyasetinde söz sahibi olmuşlar, tarihin akışına yön vermişlerdir. Ayrıca eğitimde akla ve bilime önem...
Atatürk yalnız ulusunu emperyalizmin elinden kurtaran bir tarihi kahraman değil; aynı zamanda ona öğretmenlik de yapan bir başöğretmendir. Bu bir abartı değil: O, pek çok alanda ulusuna başöğretmenlik de yaptı. O'nun başöğretmenliği denildiğinde, hemen akıllara bir kara tahta başına geçip, halka yeni abc'yi ve sesleri tanıtmaya çalışırken çekilmiş olan fotoğrafı akıllara gelir. Hayır, bu yetmez... Atatürk pek çok konuda başöğretmendir. O yalnız ulusuna yeni harfleri öğretmeye çalışan; yeni abc'yi getiren; onunla ve başta ilkokullar olmak...
Mustafa Kemal, İngiliz ajanıymış, Mustafa Kemal’i vize vererek Samsun’a İngilizler yollamışmış. El insaf bu kadar da desteksiz atılmaz. Mustafa Kemal’i Samsun’a 9. ordu müfettişi olarak gönderen kim? Padişah Vahdettin. O zaman, Padişah Vahdettin’de mi İngiliz ajanı? 30 Ekim 1918 tarihinde, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasıyla, Osmanlı Devleti için işgal süreci başlamış, ülke toprakları itilaf devletlerinin işgaline uğramıştı. Yetmiş iki parçalık İtilaf Devletleri donanması, savaş zamanı aşamadıkları Çanakkale Boğazı’nı aşıp...
TBMM’de "Topraksız Köylüyü Topraklandırma Kanununu" görüşülürken, toprak ağalarının 5000 dönümden fazla olan topraklarının, 5000 dönümden sonraki kısmının kamulaştırılarak, yoksul ve topraksız köylüye dağıtılmasının gündeme gelmesi üzerine, toprak ağası milletvekillerinden olan, Ali Adnan Menderes, Refik Koraltan ile Celal Bayar ve Fuat Köprülü tarafından 12 Haziran 1945 tarihinde "Dörtlü Takrir" olarak adlandırılan bir bildiri yayınlanır. İsmet Paşa’nın "Parti içi muhalefet istemem , muhalefet yapacaklar...
Sovyet yöneticilerin gözünde bilim ve din, Marksizm-Leninizm ve dini ideolojiler uzlaştırılamaz nitelikteydiler. Bu nedenden ötürü, tüm dinler; Hıristiyanlık, Yahudilik, İslam ve diğer dinler katı bir biçimde kontrol edilmiş ve baskı altında tutulmuştur. Sovyet yöneticiler, İslam'a karşı başlattıkları kampanyada iki türde tartışmaya başvurmuşlardır. İlki tüm dinler için geçerlidir; Marksizm'e göre, din "halkın afyonudur", bir tepki ve bilimsel olmayan ideolojidir. Fakat İslam Sovyet Fakat İslam Sovyet yetkililerinin asıl iftira hedefi...
Hz. Peygamber'in Türkler hakkında söylediği çok sayıda hadis mevcuttur. Bunlardan bir bölümü mükemmel senedlerle Sahih-i Buhârî Sahih-i Müslim başta olmak üzere Kütüb-i Sitte ve diğer önemli hadis kaynaklarında yer almaktadır. Bunun yanında Hz. Peygamber'e isnad edilen ve Türkler aleyhinde ifadeler içeren uydurma (mevzû) hadis ve sahabeye atfen söylenmiş asılsız haberler de vardır. Hangi hadislerin doğru hangilerinin mevzû olduğu ancak hadis otoritelerinin bilimsel metodlarla yapacakları ciddi ve emek...
Türkler, müzikle tedavi yöntemini ruh hastaları üzerinde ilk defa uygulayan uluslardan biridir. Avrupa'da 18. yy. sonlarına kadar manastırların veya hapishanelerin zindanlarında ölüme terk edilmiş ve hatta "ruhunu şeytan esir almış" diye diri diri yakılmış olan akıl hastaları, İslâm dünyasında ve Türkiye'de hastanelerde, dönemin olanaklarına göre birtakım ilâçlar ve müzikle tedavi ediliyorlardı. Türkler, ruh hastalarına ve tedavilerine büyük önem vermişlerdir. Türklerde ilk ciddi müzik tedavisi Osmanlı döneminde görülmekle birlikte, Orta Asya'da...
Osmanlı Türklerinde canlı çevrenin vazgeçilmez bir öğesi olan hayvanların haklarının korunduğuna ve ihlal edenlere belirli cezalar tatbik edildiğine dair bilgilere sahibiz. Hayvan hakları, genelde onların yaşamlarına müdahale edilmemesi, fıtri yapılarına uygun işlerde çalıştırılmaları, kaldırabilecekleri kadar yük vurulması, gerekli yiyeceklerinin zamanında temini ve verilmesi, doğal ortamlarının ve üreme imkanlarının sağlanması, işkence ve eziyet edilmemesi, hasta oldukları zaman tedavi ettirilmeleri gibi çeşitli hususları...
Eski Türk toplumlarında kadınların yüksek bir mevkisinin bulunduğuna dair genel kanı vardır. Bazı Türk yaratılış destanlarında kadın, kâinatın yaratılışına sebep olan bir ilham kaynağı olarak görülmüştür. İlk Türk hakanı olarak bilinen Teoman'a isyan eden oğlu Mete'nin, babasına karşı askerlerinin sadakatini denemek için, her ne kadar eşlerini veya nişanlılarını hedef alarak ok atmalarını emretmesi, dinlemeyenleri idam etmesi, kadınlara yaklaşım açısından olumsuz tavrı gösterse de genelde kadın ile erkeğin bu toplumda eşit haklara sahip olduğu...
Tarihte "Türk" adına birçok manalar verilmiştir. Göktürk Devri'ndeki Sui-şu adlı Çin kaynağına göre, T'u-küe, Türk dilinde miğfer manasına gelir. Çünkü Türkler adlarını, Altay bölgesinde, eteklerinde oturdukları, miğfer biçiminde yükselen dağın şeklinden almışlardır. Hunlar ve Türkler hakkındaki büyük eserini 1756-1758'de yazmış olan De Guignes'ten beri Orta Asya tarihi ile meşgul olan Batılı bilginlerden çoğu "Türk" sözünün miğfer demek olduğu hususundaki Çin tefsirine ehemmiyet vermiş...
... 11 ...